1915
ERMENI SOYKIRIMINI LANETLIYORUZ
ERMENI HALKININ ACISINI PAYLASIYORUZ
RIZA
CINAR, 23. Nisan 2005
24
NISAN 1915, Ermeni ulusunun soykirima ugratilma tarihidir. Ermeni
soykirimiyla sadece bir ulusun önemli bir bölümü
yok edilmedi. Ayni zamanda, Ermeni halkinin yasadiklari topraklarda
yarattiklari bir uygarlik ve tarih, zengin bir kültür
yok edildi. 24 Nisan bir uygarligin ve kültürün
harabe edilerek, kaybettirilmek istendigi bir aci bir tarihtir.
Bu yikim tarihi, ayaga dikilmenin, acilari bilince çikarmanin,
anilari sinif kinine dönüstürmeninde tarihidir.
Ölüm ve yasamin sentezidir.
24
Nisan 2005 soykirimin 90. yilidir. Elbette tarihi öneminden
kaynakli olarak herkes kendi çikarlari cephesinden konuya
bir yaklasim getirecek, tavir takinacaktir. Fakat bilinidir ki,
emperyalist efendiler ve onlarin usagi fasist T.C. devleti de
meseleye ekonomik, toplumsal ve tarihsel çikarlari açisindan
bakacaktir. Hunharca katledilen, anayurtlarindan sürgün
edilen, milyonlarca ermeni/suryani halkinin acisi, yine burjuva
politik çikar yaklasimlarina alet edilecektir.
Her
sinifin bu soruna bir bakis açisi ve bir amaci vardir.
Egemen burjuvazinin bir bakis açisi oldugu gibi, ayni zamanda,
proletaryanin siyaset ve tarih bilimcilerinin ve sosyologlarinin
da Ermeni soykirimi meselesine bir bakis açisi vardir.
Biri, gerçekleri tarihin ve topragin derinligine gömmek
isterken, digeri, kaybettirilmek istenen gerçegi, yok edilmek
istenen tarihi, gün yüzüne, toprak üstüne
çikarmak istemektedir. Her sinifin bakis açisina
temel teskil eden sinifsal ve toplumsal çikarlaridir. Her
sinif kendi sinifsal bakis açisi dogrultusunda tarihi ve
toplumsal olaylara, gelismelere ve olgulara bakar.
Ermeni
soykirimi meselesinin Batili emperyalistler tarafindan dönem
dönem gündeme getirilmesi, asil gerçegin ortaya
çikarilip, suçlularin adilce yargilanmasini amaçlamamaktadir.
Soykirim meselesi, daha çok, Bati-Avrupa’li emperyalistler
tarafindan Türk hakim siniflarina karsi kullanmak, onlara
baski yapmak, onlardan kendilerinin dönemsel ve güncel
çikarlari için daha fazla ödün ve taviz
koparmak, daha fazla imtiyaz elde etmek istedikleri bir politik
koz haline gelmistir. Bu mesele, Ne zamanki çikarlarini
pekistirmek, gelistirmek ve güvence altina alarak daha fazlasini
elde etmek istemislerse gündeme getirilmis, tartistirilmistir.
Aksi durumlarda “soykirim dosyasi” gündeme alinmayarak,
masa alti edilmistir.
Türk
hakim siniflari ise geçmisten bu yana inkar ve yalana dayali
bir politika izlemistir. Soykirim geçeginin hiç
yasanmadigi, hatta, tam tersine ’’asil Türklerin
Ermeniler tarafindan katledildikleri’’ iddia edilecek
kadar tarihi olgular ters yüz edilmeye çalisilmaktadir.
Türk hakim siniflarinin Kürt ulusal sorununa yaklasimi
neyse, Ermeni soykirimi meselesine yaklasimi da aynisidir. Yani,
inkar ve imha etme eksenli resmi düsünüsün
ürünü olarak gerçekleri red etme ve çarpitma
egilimi esastir. Dünya kamuoyu tarafindan çok fazla
sikistirilinca da, sorunun arastirilmasi ve incelenmesi için,
tarihçilere, BM komisyonlarina konuyu havale etmeyi önerilmistir.
Surasi
açiktir ki; “Osmanli arsivleri’ nin incelenmesiyle
Ermeni jenosidinin oldugu ya da olmadigi ispatlanamaz. Çünkü
Ermeni jenosidi bir “evrak sahtekarligi’’ degildir
ki, ispatlari resmi yazismalar arasinda aranip da bulunsun! Ya
da kriminolojik yöntemlerle belgelerin sahteligi arastirilsin!
Jenosid toplumsal bir olaydir. Jenosidin gerçekligi ancak
toplumsal–tarihsel bilgilerle olgularla ispatlanir. Insani
vijdani olmayan bu trajedik acilari kabul etmez elbette. Aci gerçeklerin
Osmanli arsivlerine yansimis olacagini varsaymak resmi görüsün
tuzagina düsmek olur. Bu soykirimi hazirlayip uygulamaya
koyanlarin arkalarinda yazili bir belge birakacaklarini düsünmek
saflik olur. Zalimler ve zorbalar arkalarinda belge adina kan
izleri ve mazlum insanlara ait cesetler biraktilar sadece....!
Günümüzde
Türk hakim siniflari tarafindan planli ve programli bir sekilde
yürütülüp, sürdürülen ‘bayrak
histerisi’ tamamen azgin Türk sovenizmini güçlendirme,
hakim Türk ulus milliyetçiligini körükleme
ve halklar arasi düsmanligi büyütme amaçlidir.
Ayni paralel de sürdürülen ve ayni merkezden örgütlenen
diger bir soven dalgasi da Ermeni düsmanligidir. Ermeni soykiriminin
yasanmadigini, sadece tehcir göçünün yasandigi,
bundan önce Ermenilerin Türklere karsi katliam uyguladigini
iddia ederek, tarihi olgulari ve yasanan gerçegi çarpitmaya,
maniple etmeye çalisan Türk devleti, halklar arasina
sahte çitler örmekte, tedavisi zor olacak düsmanliklari
körüklemektedir.
Biz, ATIK olarak, 24 nisan 1915 de yasanan Ermeni/Süryani/Rum
halkarina karsi yapilan soykirimi lanetliyoruz. Türk devleti
Ermeni soykirimini kabul ederek, Ermeni halkindan özür
dilemelidir. Türk, Kürt, Ermeni, Süryani, Helen
halklari arasinda düsmanligi körükleyen Türk
devletinin azgin sovenizm politikasini kiniyoruz.
1915
Jenosidini kiniyoruz !
Ermeni/Süryani/
Pontus-Helen halklarinin acisini paylasiyoruz !
Kahrolsun
Türk sovenizmi ve irkçiligi !
Yasasin
Halklarin Kardesligi !
ATIK
- Avrupa Türkiyeli Isçiler Konfederasyonu